2 Şubat 2015 Pazartesi

Kilo Koruma Dönemi

Vücut ağırlığındaki değişimlere ilişkin yapılmış çalışmalarda kilo kaybı sonrasında bireylerin yaklaşık %70’inin kaybettikleri ağırlıkları 5 sene içinde geri aldıkları gösterilmiştir. Uzun çabalar sonucu kaybedilen kiloların geri kazanılması şüphesiz önemli bir hayal kırıklığına neden olmaktadır. Hedeflediğimiz ağırlığa ulaştıktan sonra neler yapmalıyız?




Diyetisyeninizin denetiminde kilo koruma programı uygulamalısınız. Sağlıklı beslenmeye devam etmelisiniz. Sağlıklı beslenme derken devamlı diyet yapmaktan bahsetmiyoruz. Dikkat etmeniz gereken birkaç nokta var:


Diyetisyeninizden kilonuzu koruyacak sağlıklı beslenme programını, miktarlarını öğrenin. Her kilo kaybının ve her metabolizmanın farklı olduğunu ve özel bir beslenmesi olması gerektiğini hatırlayın.

Günde en az 4 öğün beslenin. Yani en az 1 ara öğün yapmalısınız.

Peş peşe kaçamaklar yapmayın, besin tüketiminde normalin üstüne çıktığınız dönemlerin peşinde dengelemeyi öğrenmelisiniz.

Tatlı tüketiminizi haftada 3 porsiyondan az tutmalısınız.

Her gün en az 2.5 litre su tüketmelisiniz.

Aktif yaşam tarzınızı sürdürmelisiniz.

Haftada 1 kez aynı şartlarda tartılmalı ve ağırlık değişimlerinizi kontrol etmelisiniz.


26 Ocak 2015 Pazartesi

Formda Olmak


Formda olduğunuzda; günlük yaşamdaki duygusal ve mental değişikliklerin pozitif bakış açınızla üstesinden gelirsiniz. Kanserden, diyabete pek çok hastalık için düşük risk taşırsınız. Kendinizi zinde ve sağlıklı hisseder, hayatta kalmak ve kendinizi korumak için gerekli güç ve enerjiye sahip olursunuz.

Formda olmak veya olmamak sizin elinizde. Sağlıklı vücut ağırlığınızı öğrenip ona ulaşmak için yapmanız gerekenler düşündüğünüz kadar zor değil. Daima hatırlayın beslenmenizdeki küçük değişiklikler sağlığınızda büyük etkilere neden olurlar.

Diyet programınızı kendiniz oluşturmaya çalışmayın, "ekmek yememeliyim, sadece sebze yemeliyim" gibi düşünceler hem acıkmanıza hem sağlıksız kilo kaybına neden olur. Sağlıklı olmak için mutlaka diyetisyen yardımı alın.

Ara öğün tüketimlerine özen gösterin özellikle akşam yemekten sonra çerez tüketme alışkanlığı gibi alışkanlıklarınızı daha hafif gıdalara çevirin. Örneğin leblebi tüketin.

Beş çayında kurabiye yemek yerine lifli, az tuzlu krakerleri tercih edin, hem keyfinizi hem sağlığınızı geliştirin.

Kendinizi aç bırakmayın 2-3 saatte bir beslenmeye özen gösterin. Öğün saatlerinde dışarıda oluyor ve bol enerjili gıdalara yöneliyorsanız; çantanızda meyve, kuru meyve, diyet bisküvi gibi hafif ara öğünler bulundurun.

Yeteri kadar su tüketin. (bu miktar 1,5-2,5 litre arasında değişir)

Devamlı tartılmayın dönemsel ağırlık değişimleri motivasyonunuzu bozabilir, tartıda göreceğiniz en ufak bir artış diyeti ertelemenize neden olabilir.


Mutlaka diyetisyenden yardım alın. Kararlı olun, emin adımlarla sağlığınızı geliştirin, küçük değişikliklere güvenin.

20 Ocak 2015 Salı

Yarıyıl Tatilinde Beslenme


Okul Çağı Dönemi 6-12 yaş grubunu kapsar. Çocukların bedensel ve zihinsel gelişimlerini en iyi şekilde tamamlamalarına ve ileri yaşlarda sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmalarına destek olmak gerekir.

Bu dönem beslenme alışkanlıkları için çok önemlidir çünkü; yaşam boyu sürebilecek davranışların büyük ölçüde kazanıldığı, kendi başlarına karar verici olarak topluma ilk adım attıkları ve yeterlilik ve başarı duygularının geliştiği bir dönemdir.

Yapılan çalışmalarda yiyecek alımı üzerinde çok fazla kontrol edici olan ailelerin çocukları daha çok yağlı yiyecekleri tükettiği ve yüksek miktarlarda atıştırmalıklar aldığı saptanmıştır. Bu çalışmalar kız çocuklarını kapsamakla birlikte; erkek çocuklar için bu ilişki için bir kanıt yoktur.   

Araştırmalar göstermiştir ki; çocukların yeme alışkanlıklarını gözlemlerken öğün zamanı ve atıştırma davranışlarını ayırt etmek gerekir. Bu çocukların öğün zamanlarında aileler bulunurken, çoğu atıştırma zamanlarında aileler yanlarında yoktur.

Okul çağı dönemindeki; Erkeklerin tercih ettikleri besinler; et, balık ve kümes hayvanları iken; kız çocuklarının tercih ettikleri ise meyve ve sebze olmuştur.

Okul dönemi çocukları; Okulda ve evde özendirilen, arkadaşlarından gördükleri, özellikle televizyon olmak üzere medyadan etkilendikleri besinlere yönelirler.

Bu yarıyıl tatilinde çocuklarınızın sağlıklı beslenmeleri, hareketli olmaları için adımlar atın. Fast food besinler ile ödüllendirmeden sağlıklı besinlere yönlenmeleri için örnek olmaya çalışın. İşte birkaç öneri:

Çocuklar günde meyve, sebze, protein ve tam tahıllardan zengin 3 ana öğün ve az tuzlu ve az yağlı seçeneklerin yer aldığı 2 ara öğünle beslenmelidir.

Ara öğün zamanı ana öğünden en az 2 saat önce olmalı, miktarı iyi ayarlanmalıdır. Ana öğünlerden önce iştahı kapatacak kadar fazla miktarda ara öğün yapılmamalıdır.

Çocukların her ana öğünde tüm besin gruplarını tüketmeleri sağlanmalıdır.

Çocukların sağlıklı beslenme davranışları geliştirebilmesi için aile bireyleri iyi rol modeller olmalıdır.

Evde öğünler düzenli tüketilmeli ve besin hazırlama, alışveriş gibi aşamalara çocukların da katılımı sağlanmalıdır

En önemli öğün olan kahvaltı çok geç saatlere bırakılmamalı, sağlıklı besinlerden oluşmalıdır.

En önemli öğün olan kahvaltı çok geç saatlere bırakılmamalı, sağlıklı besinlerden oluşmalıdır.

Hamurlu, şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tüketmesini teşvik edin.

Düzenli fiziksel aktivite yapmaları sağlanmalıdır

Çocukların tv-bilgisayar başında geçirdikleri süre sınırlandırılmalı ve bu esnada besin tüketimleri takip edilmelidir.




19 Ocak 2015 Pazartesi

Analize Davet

Bilimsel Çalışmamıza katılıp anket dolduran herkes ücretsiz vücut analizi kazanıyor.

Siz de kilonuzu, vücut yağ-kas miktarınızı, metabolizma hızınızı merak ediyorsanız Salı ve Cumartesi günleri 12:00-14:00 arası bekliyoruz.

Vücut Analizinde Ölçülen Parametreler
Toplam Vücut Ağırlığı (kg),
Body Mass Indeks,
Vücut Yağ Oranı (%),
Vücut Yağ Kütlesi (kg),
Vücut Yağsız Kütlesi (kg),
Vücut Sıvı Oranı (%),
Bölgesel Yağ-Kas Ağırlığı (kg),
Bazal Metabolizma Hızı Bilgileri (kcal),
İdeal Kilo (kg),
Obezite Derecesi (%),
Toplam Sıvı Miktarı (kg),
Metabolizma Yaşı
İç Organlar Çevresi Yağlanma Ratingi

Bilgi için: 0537.9895217

15 Ocak 2015 Perşembe

Denge Diyeti


Yemeklerin, tatlıların, ikramların fazla kaçtığı günler yaşadıysanız, hemen üzülmeyin. Dengeleme diyeti ile telafi edin. İşte dikkat etmeniz gerekenler:

Kalkar kalmaz 2 bardak su için.

Güne bol yeşillik içeren dengeli bir kahvaltıyla başlayın, yeşil çay için.

Mutlaka ara öğün yapın, beslenme düzeninizi 3 ana -3 ara öğün şeklinde düzenleyin.

Ara öğünlerde yemek üzere 2 porsiyon meyve ve bir kutu probiyotik yoğurt bulundurun.

Rafine şekerlerden, şekerli besinlerden ve tuzlu ürünler uzak durun.

Önceki gün çok tuzlu besinler tükettiyseniz kuşluk öğününde bir ödem atıcı bitki çayı içebilirsiniz.

Bol bol su için, ben içiyorum zaten demeyin düzenli aralıklarla su için ve ne kadar içtiğinizi mutlaka takip edin, dengeleme gününde 3 litreyi tamamlamak gerekir.

Ana öğünlerinizi hafif geçirin: Öğle ve akşam yemeklerinde sebze yemeği, çorba ve yoğurt yiyebilirsiniz yanına da 1-2 dilim ekmek eklemeyi ihmal etmeyin.

Ara öğünlerin bir tanesinde de probiyotik yoğurt tüketin.

Ana öğünlerde bol yeşillikli yağsız az tuzlu veya tuzsuz salata tüketmeye çalışın.

Ara öğün meyvenizi elma, kivi gibi meyvelerden seçebilirsiniz.

45 dakika yürüyüş yapın, bir miktar hareket artışı metabolizmanıza iyi gelecektir.

Tükettiğiniz besinlerin miktarına göre bir veya bir kaç gün bu şekilde hareket etmeye dikkat edin.

Beslenme düzeninizi sağlayamıyorsanız mutlaka diyetisyen yardımı alın. 

8 Aralık 2014 Pazartesi

Şekeri Bırakma Yolları


Artık hepimiz eminiz ki rafine şeker tüketmek vücudumuza zarar veriyor. Kısaca bu zararları hatırlatalım:




Fazla şeker tüketmek kan şekerinin hızlı yükselmesine neden olarak pankreasın fazla insülin salgılanmasına neden olur. Bozulan insülin salınımı ise kan şekeri dengenizi kontrol etmenizi zorlaştırır, daha çabuk acıkırsınız ve insülin direnci ve diyabet için risk oluşturur.

Dolaşım ile taşınan fazla şeker farklı forma dönüştürülerek yağ şeklinde depolanır,  vücudun çeşitli bölgelerinde yağlanmaya sebep olur. Artan yağ dokusunun yanı sıra kan yağları ve kolesterolde de yükselme gerçekleşir.

Rafine şeker aynı zamanda oksidatif etki göstererek bağışıklık sistemine zarar verir, vücudun kanser gibi hastalıklara karşı direncini düşürür.

Sistemik etkilerinin haricinde diş çürümelerine de neden olur.

Şekeri bırakmak için neler yapılabilir?

İçeceklerinize şeker eklemeyi bırakın: Bu süreçte çayı daha az demli içebilir, kahvenin de koyuluğunu azaltabilirsiniz. İlk hamle olarak kullandığınız şeker miktarını yarıya indirmek de bırakmanıza yardımcı olabilir.

Meyve suyu içmeyi bırakın: Meyve suyu hepimize sağlıklı gelebilir ancak meyvenin posasını değil yalnızca şekerini içerdiğini ve 1 bardak meyve suyunda bir porsiyondan fazla meyve olduğunu hatırlamakta fayda var. Hazır meyve suları ise taze sıkılmış meyve suyundan daha fazla şeker içerir, çünkü ekstradan şeker eklenmektedir.



Asitli içecekleri bırakın: Soda ve asitli içecekler de gizli şeker kaynağıdır. 1 kutu kola içtiğinizde yaklaşık 3 yemek kaşığı kadar şeker tüketmiş olursunuz. Yine meyveli sodaların da 1 şişesinde 1 yemek kaşığından fazla şeker bulunur.

Besinlerinizi takip edin: Etiket dedektifi olmadan şekeri bırakmanız çok mümkün olmaz, besinlerin içine eklenen şekerleri kontrol etmeli ve yüksek şeker içeren besinlerin tüketim sıklığı ve miktarını azaltmalısınız.

Tatlılarınızı kendiniz pişirin: Hazır aldığınız ürünler ve paketli gıdalar fazlaca şeker içerirler, tükettiğiniz kek, kurabiye ve sütlü tatlıları tariflerde yer alandan daha az şeker ile hazırlayabilirsiniz. Böylelikle daha az şeker tüketmiş olursunuz.

Çikolata seçiminizi gözden geçirin: Bu aşamada yapılacak olan basit, kakao oranı yüksek olan bitter çikolatayı seçin, ama serbest olarak tüketmeyin, miktar ve sıklık kontrolü sizin elinizde olsun.

Meyveleri düzene sokun: Ara öğün tüketiminde daha az şekerli meyveleri seçin veya yüksek şekerli meyvelerin miktarına dikkat ederek tüketin.


Şeker krizi gelince yeteri kadar tatlıyım, şeker ihtiyacım yok da diyebilirsiniz;)

Sağlıklı günler dilerim.

1 Aralık 2014 Pazartesi

Elma Mevsimi

Hazır mevsimi gelmişken elma yemek için bir çok sebebimiz var. Hem ne demişler bilirsiniz “an apple a day keeps the doctor away” yani günde 1 elma doktoru uzak tutar. Bakalım faydaları nelermiş:



Elma yüksek miktarda çözünür lif içerir. Çözünür lif kolesterolü düşürmeye, insülin seviyesini kontrol altıda tutmaya yardımcı olur.

İçerdiği potasyum sayesinde kalp sağlığını geliştirmeye yardımcı olur.

Antioksidan bileşenleri ile cilt hastalıklarına, astım rahatsızlıklarına iyi gelir, cilde parlaklık verir.

Vücut sıvılarının salgısını arttırarak detoks etkisi oluşturur.

Isırarak yerseniz diş etlerini güçlendirir.

Eski Çin tıbbında ateşli hastalıklarda ateş düşürücü etkisi olduğuna inanılırdı.




Yüksek vitamin oranı ile hastalıklardan korunmaya ve hastalık sürecinde iyileşmeye yardımcı olur.

Tok tutar, yüksek lif içeriğinden bahsetmiştik, yüksek lif içerği daha uzun süre tok kalmanıza yardımcı olur. Buna rağmen elma yedikten sonra açlık hissiniz artıyorsa elmayı yalnız tüketmeyin, tarçınlı yeşil çay içebilir veya yanına 2 ceviz tüketebilirsiniz.

İnsülin salınımını, kan şekeri seviyesini kontrol altına almaya yardımcı olur, böylelikle diyabet ile açtığınız cephede yanınızda yer alır.

Ayrıca elma sirkesi prebiyotik özelliği ile bağırsak ve böbrek sağlığını korumada etkindir. Elma sirkesini sabah aç şekilde tüketmemeli, salatalarınıza ekleyerek tüketmelisiniz.

Elmanın en güzel özelliklerinden biri de az enerjili olması, 1 küçük boy elma ortalama 60 kalori içerir üstelik bu enerji yağdan gelmez ve ara öğün için düşük enerjili iyi bir seçimdir. Üstelik ödem atmaya da yardımcı olduğundan tartıda yüzünüzü güldürür.

O zaman ne yapıyoruz ara öğünlere günde 1 elma ekliyoruz;)